22 Şubat 2011 Salı
Özlem
Git dedim ona. Gitmedi. Defol beni bir daha arama dedim. Aradı, affettim. Nefret ettim ondan. Her gece mesaj attı. Dayanamadım affettim. Yeter dedim. Seni istemiyorum dedim. Kapımda ağladı. Yalvardı. Affettim. Laftan anlamıyor musun sen dedim. Peki dedi. Sonra gitti. 5 ay ne aradı ne sordu. Öldüğünü düşündüm. Başına birşey geldi heralde dedim. Onu çok özledim. Nereye baksam onu görüyordum. Her yerde. Kokusu burnumdan hiç gitmiyordu zaten. Ağlıyordum her gece. Onda ki tadı başkasında aramaya başlıyordum. Kabaca olucak ama, fındık fıstıkta arar oldum. Ve bir gün hiç beklemediğim zamanda kapıma geldi. Çok heyecanlandım. Dedi ki, beni affedersen eğer bunca zaman sonra, sana o kadar yalvardığım da affetmedin ama şimdi affedersen kendimi şuracıkta yakarım dedi. Ne yapacağımı bilemedim. Çok korkmuştum. Ama herşeye rağmen dayanamadım ve ona dedim ki, seni affediyorum. O da bu lafımın üstüne hemen oracıkta kendini yaktı ve bende onu bir güzel içtim. Çok özlemişim. Başımı döndürdü bunca zaman sonra. Beni tekrardan kendisine tutsak etti. Ne çok özlemişim onu. Ondan defalarca özür diledim. Biri de beni bıraktı ama ben onu bak bırakamadım hala. Belki de herşey bu yüzden oldu. Hani etme bulma dünyası ya bu dünya. Zaten bırakabildiğim tek şey o şu hayatta, o da ara sıra. Yani yapmaz ah etmez o bana ve bende başladım tekrar ona. Sigaraya. Ama sigara derken hani...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilo da olsun o da olsun hepsi olsun. Sen ona öyle yaparsan sana da yaparlarmış. Onu anladım. Etme bulma dünyası.
YanıtlaSil