19 Şubat 2011 Cumartesi

Cimri

-Selllam!.
*Aa Selam.
-Naber denyo?
*Bak yaa!
-Ne oldu susmuşsun. Ağlanmıyorsun artık sağda solda? Hayırdır. Bir havalar bir havalar, sürekli bir yerlerde takılmalar falan ne oluyor? Ne iş? Çözmüşsün galiba artık olayı? Gerçi sen birşeyi çözemessin çözdüğünü sanarsın sadece. 2 gün sonra tekrar başlarsın. 3 gündür seni takip ediyorum sikko sikko takılıyorsun da hadi dedim ses etmiyim söylemeyim kendi anlasın ama senin anlıyacağın yok yine.
*Abi gider misin lütfen.
-Yok. Sende bu az gelişmiş beyin olduğu sürece gelip sana gerçekleri vurup gidicem hep. Benim de başıma geldi çünkü bu olay. Birini çok sevmiştim. Baya çok.  Sonra kız askere gitti. Ayrıldık askerdeyken.
*Askere mi gitti?
-Evet. Abisinin yemin törenine gitti. Ama o yemin töreni nasıl olduysa nişan törenine dönüştü. Geldiğinde nişanlıydı. Dedim salak mısın sen? Hiç orgeneralle evlenilir mi? O da kimle evlenilir ? dedi. Cevap veremedim. Bir kendime baktım şöyle. Sana benziyordum resmen. Hatta tıpkı sendim. Sonra dedim haklısın bende olsam bende evlenmezdim benle. Ney? Dedi. Tekrarladım cümlemi. Yine anlamadı. Hece hece anlattım. Haklısın dedim, bende olsam dedim, bende evlenmezdim dedim benle dedim. Yüzüme baktı sonra kaşlarını bir yukarı bir aşağı bir yukarı bir aşağı yaptı. O ne lan dedim içimden. Sonra düğün vakti yaklaştı. Ben daha çok heycanlıydım ondan. Buz dolabı alıyorlardı. Koltuk alıyorlardı bende yanlarındaydım hep. Mesela buz dolabı alıyorlardı yine yanlarındaydım. Arada yorum yapıyordum hatta. "Yeaa gri buzdolabını napıcaksın, sırf gri renk diye 2 kat fiyat vermeye ne gerek var" gibi yorumlar. Kimsede bana, "sen kimsin lan" demiyordu. Düğün zamanı geldi. Düğününe gittim halay çektim damatla. Tabi damadın orgeneralliğini falan unutmuşum ben. Artık ne içirdilerse bana. Ben halay çektikçe orgeneralle, onun yıldızlarının rütbelerinin teker teker düştüğünü gördüm. En son tek bir yıldızı kaldı. Adamı resmen oracıkta ER yaptım. Sonra farkettim ki o son kalan şey de yıldız değilmiş, düğünde taktığım küçük altınmış. Zaten amacımda oydu aslında. O taktığım küçük altını düşürmek. O hariç bütün yıldızlar düşünce bende oradan koşarak uzaklaştım.
*Ne pis bir adammışsın sen.
-Öyle deme seven insanın gözü kararır ne yaptığını bilemez. İşte sen bil diye anlatıyorum bunları.
*Ama senin yaptığın seven adam işi değil ki. Cimri adam işi.
-Olsun. Şimdi onlar mutlu. Belki benim küçük altınımla Bimden alışveriş yaptılar. Belki benim küçük altınımla aldıkları DOST yoğurttan zehirlendiler. Kim bilir. Belki benim dolmuşa vereceğim son bozuk param yere düşüp döne dolaşa mazgala girmiştir.
*Yuh! Cimri misin abi sen?
-Kim? Ben mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder