Yok abi bir evde etli nohut pişiyor ve yeniyorsa o evde Gossip Girl cülük yapılmaz. Olmaz yani yakışmaz ki. Bir düşün ya. Sokakta bütün gün takılmışsın belli bir role bürünmüşsün. Atıyorum kimi sanki sex pistols grup üyeleri gibi kimi ünlü bir aktirst gibi ya da ne diyorum ben ya dur en güzel örnek yani gossip girl gibi takılmışsın. Gelmişsin evine hala o roldesin istem dışı. Annene, karına, anneannene ( ki bu arada anneanneler de popüler oldu genç kızsan ve anneannen varsa hala hayatta ve sağ ise çok şanslısın. Sana şanslı gözüyle bakılıyor. Grand mama! ) neyse selam, merhaba, hay! ben geldim, ne var yemek olarak? Çok açım da ihihi. Bu sorunun üstüne gelecek cevap çok önemli işte. Eğer cevap şu olursa hiçbir sorun yok. Chicken mexicano tatlım! Ovv harika en sevdiğimden kurt gibi acıkmıştım doğrusu… Böyle olursa sorun yok ama eminim çok nadir oluyordur bu. Anca annemiz, anneannemiz yabancı uyruklu biri değilse. Neyse biz gerçeğe dönelim. Gerçek diyorum çünkü gerçektende acı bir gerçek.
Girdim içeri eve adımı attım. Yo yo bir dakika daha eve girmedim önce bir dışarıda araba ile dolaştım. Deri ceketimi çıkarmadım. Arabam eski model. Dinlediğim müzikler eski. Mesela Self Control'ü bilir misiniz? Nerden bilceğniz. Neyse yani anlayacağınız. Ben sefa mefa değilim. Bir Steve falanım. Bir The Beatles 'ım artık. Yani arkada davul falan çalanıyım. Ya da konserlerinde kablo, anfi, gitar taşıyanıyım ama biriyim yani onlarla takılıyorum sürekli. Kanka falanız. Öyle bir rol işte bendeki de. Eve geliyorum. Anneme soruyorum, ne yemek var? Diyor ki ETLİ Nohut. Suratımı ekşiltiyorum hemen. Annem bunu nohudun etli olmasından kaynaklandığını düşünüyor. Ama aslında değil. Bir anda flaşlar patlıyor beynimde, gözümde. Diyorum ki nasıl yaaa? Nasıl olabilir bu? 2 dakika önce the beatlestım ben Steve'dim, ve bundan 5 dakika sonra etli nohut yiyor olacağım. İşte bunu gören bu gerçeği gören tek ben miyim? Bir Brad pittlerin nohut yediğine şahit olan var mı aranızda? Ya da bunu kızlara sormalı, gossip görlcülere, onlar pür dikkat izliyorlar takip ediyorlar. Onlarda var mı etli nohut yiyen biri. Çıkar şimdi aradan biri, “VAR! GÖRDÜM BEN!” y.rak gördün. “HAYIR! GÖRDÜM ERASMUSLA GİTMİŞTİM BEN…” Ya bir sus çakıcam şimdi ağzına iki tane.
Bir de şu var. O da çok acayip. Hoş geldin sefa. Hoş bulduk anne. Aç mısın gel bak yemek yaptım yemek yiyoruz. Etli nohut… Yok anne ben gelmeden önce Burger king te wooper menü yedim… Al sana başka bir şok. Kaldı ki etli nohutu da hiç sevmezdim. Etli diye değil normalini de sevmezdim. Bir gün annem dedi “yahu yesene bir kere tatsana şunu.” “Yok yok” diye diye inatlaşıyordum. Bir gün, “ya bir tat şunu aynı kestane gibi” dedi annem. Tamam deyip ağzıma attım. Aa aynı kestane gibiymiş gerçekten dedim. Kaldı ki kestaneye de bayılan bir insan değildim. Ama şimdi olacaktı böyle sobanın üstünde pişecekti. Bir dakika bir dakika hangi soba yaa? Soba kaldı mı ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder