22 Şubat 2011 Salı

Pır Pır

Artık şarkılar öyle duygusal geliyor ki, mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu şarkısı bile beni ağlatabiliyor. İlk ağladığım şarkıyı hatırlıyorum da, benim zaten ileride bu şarkılara karşı hassas olcağım o zamanlardan belliymiş diyorum.
İlkokul öğretmenimiz müzik dersinde, şarkıları flüt ile çalardı bizde şarkıyı söylerdik hep bir ağızdan saf saf. Gezerek çalardı sıraların arasında. Fareli köyün kavalcısı gibi takılırdı başımızda. Çok normal bir durummuş gibi. Gerçi aynı öğretmenimiz beden dersinde önlüklerimizle, yağ satarım bal satarım oynatırdı. O oyun için özel bir kostüm yok, tamam ama beden dersi değil mi? E eşortman giyeydik bari. Demek ki normalmiş aslında herşey. Neyse şöyle bir şarkı vardı işte;
Dağlar ardında bir orman varmış,
Orda bütün hayvanlar mutlu yaşarmış,
Bir avcı gelmiş, çokta zalimmiş,
Kesmiş biçmiş ormanı, yemiş onları.... Diye devam eden bir parça. Oha yemiş lan onları, yuh hayvan. Bu kısmı farketmemişim ben. O zaman farketsem demek ki komaya girermişim. Neyse devamı da var aslında, ikinci kıtasında da sonra işte ormanda neler olduğundan falan bahsediyor da hepsini yazmak istemiyorum. O kıta daha duygusal çünkü ağlarım falan şimdi o yüzden boşver. Sanki o pezevenk ormancı bizim eve dalmış, yıkmış, gitmiş gibi bir hüzün kaplıyordu içimi.Neyse ama bu şarkıyı şu tonlama ile okuduğunuzu düşünün. Ağıt gibi, 26 paket maltepe içmiş gibi. Bir de flüt sesi off işte o zaman çok duygusal oluyor bu single. Baksana şarkı bile diyemiyor insan , çünkü resmen single.
En son geçenlerde, Ferhat Göçerin bir şarkısını dinledim denk geldi ve Ferhat Göçer de iyiymiş lan dedim. Şu an anlıyorum ki ne Ferhat Göçer iyi, ne de mini mini bir kuş. Onlar iyi değil ,ben kötüyüm. Ama belki bende pır pır ederken canlanırım he belli mi olur?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder