25 Şubat 2011 Cuma

Tilki Kardeşim

Geçen gece arkadaşın arabasıyla giderken saçma sapan bir dağ yolunda karşımıza tilki çıktı. Kesiştik onunla, yavaş yavaş geçtik önünden. İnceledik hayvanı. O da bizi inceledi. Tam yan yana geldiğimiz esnada fırladı ormana doğru. Biz de bastık gittik yolumuza devam ettik. Sonra olaya şaşırdık, güldük ettik. Ama benim kafamda hep şu soru kaldı. "Tamam da nereye fırladı ki tilki?" Naptı mesela bizden sonra? Bir müddet panik haliyle salak salak ormana doğru koştu sonra "napıyorum lan?" ben diyip durup, sağa sola bakıp birden yine anlamsız bir şekilde bir yöne doğru koşmaya mı başladı? Ya da "Banane lan benim işim karşı yoldaydı. Bir sikko araba yüzünden niye bütün planımı çöpe attım ki?", diyip tekrar yola doğru karşı yola geçmek için geri mi koştu? Aslında bana ne be naptıysa yaptı demek isterdim ama şuan üzüldüm ona resmen. Bir de utanmadan hayvana arabanın farıyla uzun kısa, uzun kısa sellektör yapıyoruz. Gece gece hayvanı heyecana, strese soktuk, kafasında ki planı alt üst ettik, üstüne birde güldük dalga geçtik. Komikti lan ama. Alt tarafı 3 saniye falan geçtik tilkinin hayatından ama hayatında belki de büyük bir değişime sebep olduk. Belki artık araba görünce salak salak koşturmucak tekrar ormana. Geçen arabaya kafasıyla aleyküm selam yapıcak. Aldım selamını dicek ya da ne var lan diyecek yapılan sellektöre ve yoluna devam edecek. Umrunda olmuycak artık araba , motor... Gelecek geçecek. Herkes yoluna bakacak. Hayatını değiştirdik lan tilkinin. Miss gibi.

Ulan o değil de tilki kardeşim bile akıllanıyor yaşadıklarından bir ben akıllanmıyorum. Hala her sellektörden kaçıyorum. Hayatıma giren her araba, motor yüzünden planımı değiştiriyorum. Dur dur o ışık ne lan ilerde ki? Biri yine sellektör yapıyor galiba, bana mı ki acaba? Yok lan!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder